…sarhoş notlar

…her kes birilerine özenir, bende serserilere özendim sanırım

…haklısın normandiya çayırında yapayalnız kalmış uzun kirpikli eşek hala neden yaşadığını bir türlü anlamıyorsa , ondan farkım ne? Tek farkım arka bacaklarım üzerinde yürüyebilmem olsa gerek . Ciyeri beş para etmez üniversite hocalarının söyledikleri çekim gücü , başarı , mutluluk , azim , kişisel gelişim ,fas-fus tut-put ve dier saçma sapan bi sürü görüşleri dikkate almazsak eşek düşündüyü konuda haklı , ve bu benide haklı yapar. Yo hayır görüşleri dikkate alırsak ( ki bu sadece bi “mesela”) alırsak bile yine dönüp dolaşıp meteliksiz bi eşek oluyorum. Çünkü “sözde” efendime kulak vermiş oluyorum işte., başka birinin fikriyle kabulleniyorum yaşam mantığıma , ki bu bana göre diil. Eminim pis moruk bukowskide bu konuda bana katılırdı. Ama g*tü bi karış havada üniversite hocalarımın fikirlerini dikkate alma olasılığımı görse, bunu asla yapmayacağımı bilse bile , beni ceza amaçlı hipodromda bi tur koştururdu moruk..Onunla aynı kaderi paylaşdığımı zannettiğim anlar oldu ve bi lanet hatayla bunu etrafımdakı bi kaç öcüye söylediğimde bunu kendimi sıfatlaştırmak anlamında yaptığımı söylediler. Oysa hayır,ortak noktalarmız var. İkimizde tolstoya küfr ediyoruz arasıra. Ama kadın ve şarap konusunda yaşlı pezevenge katılmiycam sanırm. Ben evimde kadın bulundurmaktan hoşlanmam. Sık sık ağlarlar yaratıklar,hiç sevmem yanımda ağlayan kadını.Beni kullandığı fikrine kapılırım.Öylede zaten.Yanınızda sık sık ağlayan kadından sakının bence, elde etmek istediyi bişey vardır kesin. Ama yanınızda asla ağlamayan kadındanda sakının,çok zekidir. Neyse, ikimizde sabahlara nefret edioruz.sabah demişken ,yine başladı. Sabah ezanına nefret ediorum.bunu sölediyimde yine o ağzı pis kokan alt kattaki komşumuz bunu bi farklılaşma çabası zann edior. Dinle bi çatışma. Hep cehennemle korkutur beni mahluk. Olsun. Ordakilere anlatıcak bi sürü fıkram var. Azrayili bile güldürür. Onlarında vardır. Öyle yuvarlanıp gideriz. Bu bizim gerizekalı mahlukun anlayamadığı nokta benim derdim din diil. Sabah ezanı kuşları uyandırıyor. Bir insan kuş sesine nefret edermi ? evet eder . Sabah ezanının uyandırdığı kuşların sesine. Yeni bir sabahın açıldığını simgeleyen lanet kuşlar. Ve her sabah bi cehennem.. Sabah kuşlara nefret ettiğimi ikinci bi kişide bu sezgiyi duyduktan sonra anladım aslında.aynı kaderi paylaştığım kaç kişi var kim bilir.şimdilerde sabah dahada erken açılmaya başladı. Lanet . Doğru dürüst gecemiz bile yok.Tanrı yine hep yaptığı şeyi yapıyor,yazarlar genelde gece yazar. Ama herifler onada bi yasak getirmiş. Gece uykularınada bi bok katmışlar serotonınmiydi ne. Mutluluk hormunoymuş.burdakı zillilerin tıp fakultesine ilk ayak attığım gün söylemişti çenesi yere deymek üzere olan 70li yaşlarda kimyacı. Gece uyumazsanız mutluluk hormonunuz sentenlenmez çocuklar. *iktir git.
Saat sabahın 5ine geldi. Koca popolu dostum hala ortalıkta yok. O çevremdeki tek olumlu insan , onu görmekten hoşlanıyorum. Ciddi şeyleri hafife alır. Şu sıralarda buna ihtiyacım var . Bu pek iyi bı özellik deilm-miş.özellikle babam beni hep böylelerinden uzak durmakta uyarırdı. Ama mazeret işte.başka türlü olmaz bu iş. Etrafımdakı dierleri dünya her an başlarına yıkılacak gibi.bi karmaşa içindeler. Her gün gazte ve ana haber bülteni izlerler , kendini kanıtlamak isteyen bi sürü süslü püslü şeyler. sabah 8den akşam 5e kadar memurluk yapmakçin en az 5 sene diploma kovalamacası çokmu önemli sanki. Bu konuda babama hep acırdım. Benim derse gitmediyim günler olurdu ama onun öyle bi şansı yoktu, müdürü benim öğretmenlerimden daha disiplinli bi sarhoşdu..işin en kötü tarafı babamın bacanağıydı. Yazık. Dönelim bizim titrek kalpli kariyercilere. Gece uyurken yarın ne yapacağını düşün bugun neler yaptığını gözden keçir. Falan gibi kuralları vardır bide. Hemende uyurlar pezevenkler.ne şans ama. Asla yarn ne yapacağımı düşünmedim. Annem her ne kadar tavsıye etsede. Büyük lafı dinlemeyen çarpılır derler ya. Çarpıldım her halde. Cemiyyetde dışlanıyorum. Hayatı çok zorlarlar bu dört gözlü kocakafalı herifler. Oysa hayat basitdir. Poker gibi bişey. Hatda daha kolay. Sabahlara kadar ellerinde pankartlarla bağırarak sosyal bi fealiyetde bulunduklarını zann eden, ruhları kafesdeki beyinsizlerin derdi ne bi bilsem. Küçücüç beyinleriyle tanrılara kafa tutuyolrlar. En çok yaptıkları şey elleri çenelerinde kalın gözlükleriyle fotoraf makinelerinin tam ortasında durup poz vermek. . Sanattan anlamayan piçler. Pezevenkler. Yüzlerinde korkunç bi ciddilik olur. Sanki tanrı işi bunlara devr etmiş. Küfr edesim var .Ciddik tavırlara girerler,özgürlüyü tartışırlar. Dayaz adamların tek sığıncağı ciddiliktir. Buda tüm müdür ve hocaları dayaz yapar. Zeus bi indirse kılıcını anlarlar özgürlük neymiş. Beyin kafa tasının içine mahkumken nasıl özgür ola bilirki. Eskiden zannedersem bende öyleydim,ama, sanırım içimde biyerde bişeyler oldu. Diploma ,kariyer ,aile. Charles yaşasaydı kendi diliyle söylerdi – toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam- sözünü. Onun ilk okuduğum sözü bu olsa gerek. Okuduğum anda bu adam benim kanımdan dedim.. Ama hayır o serseriyle beni ayıran bişeyler var. İçimde bi his moruğun kalbi olmadığını söylüyor. Ama bende var.buda pis bi özellik. Nasılki Yunanlardaki Aşil-in annesi onu topuğundan tutup suya sallamıştı benim annemde kalbimden tutup sallamış olmalı, dier bölgelerime muhteşem yaralar alsamda kalbime dokunulduğunda bitiorum..en çokta lanet piano tuşlarına dayanıksız göğsümdeki kırmızı renkli şu garip organ..
Bi köpek bulmalıyım kendime,konuştuğunda sana sadece havlayarak cevap verir.ne güzel.felsefe yapmayan bi köpek

xancano (timidus)

Bir cavab yazın

Sistemə daxil olmaq üçün məlumatlarınızı daxil edin və ya ikonlardan birinə tıklayın:

WordPress.com Loqosu

WordPress.com hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

Google+ foto

Google+ hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

Twitter rəsmi

Twitter hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

Facebook fotosu

Facebook hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış /  Dəyişdir )

%s qoşulma